Dorhout, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, deniz üstü rüzgar enerjisinin iki ülke arasında önemli işbirliği fırsatları sunduğunu söyledi.
Buradaki işbirliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğüne değinen Dorhout, "İki ülke, deniz üstü rüzgar enerjisi alanındaki işbirliğini desteklemek amacıyla bir niyet beyanı üzerinde çalışıyor. Bunun yanı sıra çevresel etki değerlendirmeleri, izin süreçleri ve proje planlaması konularında bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleştiriliyor." dedi.
Dorhout, Hollanda Büyükelçiliğinin yeni iş ortaklıklarının kurulmasını ve yatırım fırsatlarının geliştirilmesini desteklemek amacıyla Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) gibi kuruluşlarla yakın işbirliği yürüttüğünü belirterek, COP31'i mevcut ortaklıkların güçlendirilmesi ve enerji dönüşümüne ilişkin ortak hedeflerin somut adımlara dönüştürülmesi açısından önemli bir fırsat olarak nitelendirdi.
Hollanda'nın Türkiye ile deniz üstü rüzgar enerjisi alanındaki işbirliğini geliştirmeye yönelik çalışmaların sürdüğüne işaret eden Dorhout, "Türkiye'nin Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) modeli kapsamında gerçekleştirmeye hazırlandığı ilk deniz üstü rüzgar enerjisi ihalesine ilişkin hazırlıkları yakından takip ediyoruz. Bu doğrultuda proje geliştirme, mühendislik, liman altyapısı ve tedarik zincirleri alanlarında Hollandalı ve Türk paydaşlar arasında temas kurulmasını kolaylaştırıyoruz." diye konuştu.
Dorhout, Hollandalı şirketleri Türkiye'deki ilgili kurum ve sektör temsilcileriyle buluşturmayı hedeflediklerini ifade ederek, şöyle devam etti:
"7-11 Aralık'ta İstanbul ve İzmir'e deniz üstü rüzgar enerjisi odaklı bir ticaret heyeti ziyareti düzenliyoruz. Bu ziyaret kapsamında Hollandalı şirketleri Türk kamu kurumlarının temsilcileri, proje geliştiricileri ve potansiyel iş ortaklarıyla bir araya getirmeyi amaçlıyoruz. Deniz üstü rüzgar enerjisi projelerinin geliştirilmesi konusunda daha fazla bilgi ve deneyim paylaşımının yanı sıra hükümetler arası işbirliği imkanlarını da değerlendiriyoruz."
Türkiye'nin 120 gigavat hedefi yeni işbirliği fırsatları sunuyor
Dorhout, Hollanda'nın enerji dönüşümü konusunda kapsamlı deneyime sahip olduğunu ve bu birikimini paylaşmaya hazır olduğunu belirterek, "Türkiye'nin 5 gigavatlık deniz üstü rüzgar enerjisi kapasitesini de kapsayan, 2035'e kadar toplam 120 gigavatlık rüzgar ve güneş enerjisi kurulu gücüne ulaşma hedefi, ikili işbirliği açısından önemli imkanlar yaratıyor." dedi.
Hollanda'nın Kuzey Denizi'ndeki deniz üstü rüzgar enerjisi projelerinin geliştirilmesinde özellikle deniz mühendisliği, çevresel etki değerlendirmeleri, liman altyapısı, kurulum ve bakım faaliyetleri ile şebeke entegrasyonu alanlarında önemli deneyime sahip olduğunu anlatan Dorhout, "Türkiye'nin üretim kapasitesi, gemi inşa sanayisi ve kara rüzgar enerjisindeki deneyimi, Hollanda'nın deniz üstü rüzgar enerjisi alanındaki uzmanlığını tamamlıyor. Bu durum, Türkiye'de ve uluslararası tedarik zincirlerinde karşılıklı fırsatlar oluşturuyor. Enerji depolama, akıllı şebekeler ve daha uzun vadede yenilenebilir hidrojen teknolojileri de işbirliği potansiyeli taşıyan diğer alanlar arasında yer alıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Dorhout, enerji dönüşümünün karşılıklı faydaya dayalı iki yönlü bir ortaklık olduğuna değinerek, "Türkiye'nin rüzgar türbini bileşenleri, çelik üretimi, elektrik ekipmanları, mühendislik ve gemi inşa alanlarında gelişen kapasitesi, Hollanda'nın deniz üstü rüzgar enerjisi sektörü açısından önem taşıyor." diye konuştu.
Kuzey Denizi'nde devam eden deniz üstü rüzgar enerjisi yatırımlarının Türk tedarikçiler, yükleniciler ve yatırımcılar için yeni fırsatlar yarattığına dikkati çeken Dorhout, işbirliğinin güçlendirilmesinin Türk ve Hollandalı şirketlerin uluslararası yenilenebilir enerji pazarlarında birlikte faaliyet göstermesine katkı sağlayacağını kaydetti.
Hollandalı yatırımcılar Türkiye'nin yenilenebilir enerji pazarında önemli fırsatlar görüyor
Dorhout, Hollandalı şirketler ve finans kuruluşlarının Türkiye'nin büyüyen yenilenebilir enerji pazarında önemli yatırım fırsatları gördüğünü vurgulayarak, "YEKA ihaleleri ve Türkiye'nin ilk deniz üstü rüzgar enerjisi ihalesine yönelik devam eden hazırlıklar, Hollandalı şirketlerin uzmanlıklarını değerlendirebilecekleri cazip fırsatlar sunuyor." ifadesini kullandı.
Kara ve deniz üstü rüzgar enerjisinin yanı sıra enerji depolama, şebeke altyapısı ve şebeke esnekliğini artıran teknolojilerin de yatırım potansiyeli taşıdığına değinen Dorhout, Hollanda sermayesinin Türkiye'deki yenilenebilir enerji yatırımlarını desteklediğini söyledi.
Dorhout, öngörülebilir bir düzenleyici çerçevenin, şeffaf ihale mekanizmalarının ve ticari açıdan uygulanabilir koşulların yatırımcı güveni açısından büyük önem taşıdığının altını çizerek, "Bu bakımdan COP31, yalnızca Türkiye'deki yatırım fırsatlarının tanıtılması açısından değil, aynı zamanda daha fazla Hollanda finansmanının, teknolojisinin ve yeni ortaklıkların harekete geçirilmesi bakımından da itici güç olabilir." değerlendirmesinde bulundu.
Küresel enerji dönüşümünün başarıya ulaşmasının uluslararası dayanışmaya bağlı olduğunu belirten Dorhout, Hollanda'nın gelişmekte olan ekonomilerde temiz enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla hibe esaslı yeni finansman imkanları sağlamaya hazırlandığını söyledi.
Dorhout, COP31 kapsamında yenilikçi yenilenebilir enerji çözümleri aracılığıyla enerji dönüşümünün hızlandırılmasına yönelik çalışmaları ortaya koymayı hedeflediklerini vurgulayarak, "Antalya'daki temel hedefimiz, enerji dönüşümüne ilişkin somut uygulamaları ilerletecek yapıcı ve anlamlı bir diyalog geliştirmek. COP31 Başkanlığının da bu yaklaşımı desteklemesinden memnuniyet duyuyoruz. Söz konusu yaklaşım, AB'nin iklim hedeflerini daha güçlü, dayanıklı ve stratejik açıdan özerk bir enerji sistemiyle birleştirme kararlılığıyla da büyük ölçüde örtüşüyor." ifadelerini kullandı.
Kaynak: AA