31/07/2026 18:09

Jeotermal enerji yapay zeka çağının yeni elektrik kaynağı

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Google, Microsoft ve Meta gibi teknoloji şirketleri, veri merkezlerinin artan elektrik ihtiyacını karşılamak amacıyla jeotermal enerji projelerine yatırım yaparken, gelişmiş jeotermal sistemler (Enhanced Geothermal Systems-EGS) teknolojisindeki ilerlemeler de sektörün büyümesini destekliyor.

EGS teknolojisi, doğal sıcak su rezervuarı veya yeterli geçirgenliği bulunmayan sıcak kayaçlarda yapay çatlak sistemleri oluşturarak elektrik ve ısı üretimine imkan tanıyor. Böylece geleneksel jeotermal kaynakların bulunmadığı bölgelerde de enerji üretimi mümkün hale geliyor.

Yapay zeka ve bulut bilişim hizmetlerinin yaygınlaşmasıyla veri merkezlerinin elektrik tüketimi hızla artarken, teknoloji şirketleri enerji arz güvenliğini sağlamak ve karbon emisyonlarını azaltmak amacıyla jeotermal yatırımlarına ağırlık veriyor.

Güneş ve rüzgar enerjisinin hava koşullarına bağlı olmasına karşın jeotermal enerji günün her saatinde kesintisiz elektrik sağlayabilmesi nedeniyle veri merkezleri açısından stratejik bir kaynak olarak değerlendiriliyor.

Gelişmiş jeotermal sistemlere yatırımlar artıyor

Google, ABD’de Fervo Energy ile yürüttüğü işbirliği kapsamında Nevada’da EGS teknolojisiyle üretilen elektriği veri merkezlerinde kullanmaya başladı.

Şirket, bu teknolojinin yaygınlaşmasıyla veri merkezlerinin yılın her günü karbon içermeyen elektrikle çalıştırılabileceğini öngörüyor.

Microsoft da artan enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla jeotermal enerji dahil düşük karbonlu baz yük kaynaklarını yatırım stratejisinin merkezine aldı. Şirket, ABD ve Yeni Zelanda’daki jeotermal projelerini yakından takip ederken sürdürülebilir enerji tedarikini çeşitlendirmeye yönelik anlaşmalar yapıyor.

Meta ise uzun vadeli enerji planlamasında jeotermal kaynakların güneş ve rüzgar yatırımlarını tamamlayıcı rol oynayacağını değerlendiriyor.

Özellikle ABD’nin batı eyaletleri ile İzlanda, teknoloji şirketlerinin yeni veri merkezi yatırımlarında öne çıkan bölgeler arasında bulunuyor.

Elektriğinin büyük bölümünü jeotermal ve hidroelektrik santrallerden sağlayan İzlanda, serin iklimi sayesinde veri merkezlerinin soğutma maliyetlerini de önemli ölçüde azaltıyor. Bu nedenle çok sayıda uluslararası teknoloji şirketi ve yüksek performanslı bilgi işlem hizmeti sunan firma, operasyonlarını bu ülkeye taşıyor.

“Yapay zeka teknolojileri jeotermal elektrik santrallerinin işletme süreçlerinde de kullanılabilir”

Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği Başkanı Ufuk Şentürk, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Uluslararası Enerji Ajansının gelecek yıllarda veri merkezlerini küresel elektrik talebindeki artışın başlıca kaynaklarından biri olarak gösterdiğini belirtti.

Yapay zeka ve bulut bilişim yatırımlarının büyümesiyle veri merkezlerinin kesintisiz elektrik ihtiyacının hızla arttığını ifade eden Şentürk, hava koşullarından bağımsız üretim yapılabilen jeotermal enerjinin Türkiye açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.

Şentürk, veri merkezlerinin yüksek miktarda ve kesintisiz elektrik tükettiğini vurgulayarak şunları ifade etti:

“Diğer kaynaklarla karşılaştırıldığında jeotermal enerji sürekli ve öngörülebilir üretim yapısına sahip. Bu özelliğiyle veri merkezlerinin enerji ihtiyacının karşılanmasında güçlü ve düşük karbonlu bir seçenek oluşturuyor. Türkiye ise jeotermal elektrik üretimindeki kurulu gücü, yatırımcı tecrübesi, teknik altyapısı ve yetişmiş insan kaynağıyla bu alandaki küresel yatırımlardan daha fazla pay alabilecek ülkeler arasında bulunuyor.”

Türkiye’de de benzer yatırımların hayata geçirilebileceğini belirten Şentürk, jeotermal santrallerin yakınında kurulacak veri merkezlerinin enerji ihtiyacının uzun vadeli elektrik tedarik anlaşmalarıyla karşılanabileceğini, veri merkezlerine özel yeni jeotermal santral projelerinin de geliştirilebileceğini dile getirdi.

Şentürk, teknoloji şirketlerinin yatırım planlarında Türkiye’nin jeotermal kaynaklarını değerlendirmesi gerektiğini belirterek, jeotermal enerjiyle beslenen veri merkezlerinin enerji arz güvenliğine ve karbon emisyonlarının azaltılmasına önemli katkı sağlayabileceğini söyledi.

Yapay zeka teknolojilerinin jeotermal santrallerin işletme süreçlerinde de kullanılabileceğine işaret eden Şentürk, kuyu performansının izlenmesi, rezervuar davranışının tahmin edilmesi, reenjeksiyon süreçlerinin optimize edilmesi, ekipman arızalarının önceden tespit edilmesi ve üretim kayıplarının azaltılması amacıyla yapay zeka destekli uygulamaların geliştirilebileceğini kaydetti.

Kontrol Et

Türkiye ile Maldivler arasındaki Tercihli Ticaret Anlaşması’na ilişkin hazırlıklar tamamlandı

Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı kararları ve tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, Türkiye ile …