02/07/2026 23:56

Bakan Uraloğlu: Türk boğazları, küresel ticaret ve enerji arz güvenliğinin en kritik geçiş noktalarından biridir

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk boğazlarının küresel ticaret ve enerji arz güvenliğinin en kritik geçiş noktalarından biri olduğunu belirterek, “Boğazlarımızdan son 20 yıllık dönemde geçen gemi sayısı 2 milyonu aştı.” dedi.

Bakan Uraloğlu, 5. Türkiye Denizcilik Zirvesi’nin açılışındaki konuşmasında, küresel yük taşımacılığının yüzde 88’inin deniz yoluyla yapıldığını, Türkiye’nin de dış ticaret taşımalarının tonaj bazında yüzde 85’inin deniz yoluyla gerçekleştirildiğini söyledi.

Denizciliğin küresel ekonominin ve tedarik zincirlerinin vazgeçilmez ana taşıyıcısı olduğuna işaret eden Uraloğlu, “Bu küresel gerçek, ülkemizin denizcilik vizyonunun ve mavi vatana olan güçlü bağlılığımızın ne kadar stratejik bir önem taşıdığını da vurgulamaktadır.” ifadesini kullandı.

Uraloğlu, Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın milletin “mavi vatan”a sarsılmaz bağlılığının en güçlü simgesi olduğuna dikkati çekerek, “Tarih boyunca kıtaların, medeniyetlerin ve kadim ticaret yollarının kesişim noktasında bulunan ülkemiz, bugün de uluslararası tedarik zincirleri ve ulaşım koridorlarının merkezindedir.” diye konuştu.

Türkiye’nin kuzey-güney ve doğu-batı koridorlarının vazgeçilmez bir halkası haline geldiğini vurgulayan Uraloğlu, “Bu coğrafi ve jeostratejik üstünlük, küresel ticarette Türkiye’siz koridor düşünülemeyeceğini her fırsatta kanıtlamaktadır.” dedi.

 

“Yalnızca krizi değil, riski de yönetmek zorundayız”

Uraloğlu, son yıllarda yaşanan gelişmelerin, ulaştırma sistemlerinin ne kadar kırılgan olabileceğini ve küresel ticareti sekteye uğratabileceğini açıkça gösterdiğini dile getirdi.

Hürmüz Boğazı çevresindeki kapanmaların tek bir boğazın dünya enerji arzını ve tedarik zincirlerini nasıl derinden etkileyebileceğini bir kez daha gözler önüne serdiğini belirten Uraloğlu, şöyle devam etti:

“Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu stratejik su yolundaki aksama, enerji güvenliğinden lojistik maliyetlerine kadar geniş bir etki oluşturmaktadır. Bu noktada da bizler yalnızca krizi değil, riski de yönetmek zorundayız. Bunun yolu, mevcut koridorları güçlendirirken, alternatiflerini de oluşturmaktan ve ulaştırmanın diğer modlarıyla da entegre bir yaklaşımdan geçiyor.”

“Hürmüz Boğazı’na alternatif bir ticaret rotası sunmayı planlıyoruz”

Bakan Uraloğlu, Türkiye olarak Asya’dan Avrupa’ya uzanan en önemli güzergahlardan biri olan Orta Koridor’u yüksek kapasiteli ve rekabetçi bir ticaret omurgasına dönüştürmek istediklerini söyledi.

 

“Kalkınma Yolu Projesi” ile de Basra Körfezi’ni Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak yeni bir lojistik omurga oluşturmayı hedeflediklerini dile getiren Uraloğlu, şöyle konuştu:

“Şimdi bu büyük resme çok önemli bir yeni halka daha ekliyoruz. Kısa bir süre önce Suudi Arabistan ile yeni ve modern Hicaz Demir Yolu’nu canlandıracak işbirliği mutabakat zaptını imzaladık. Bu projeyle Hürmüz Boğazı’na alternatif bir ticaret rotası sunmayı planlıyoruz. Böylece Körfez bölgesinden Avrupa’ya ulaşacak yükler için yeni bir seçenek daha ortaya çıkacak ve ticaret akışları olası krizlerden daha az etkilenecektir.”

Uraloğlu, Türkiye’nin coğrafi konumu, lojistik altyapısı, enerji koridorlarındaki merkezi rolü ve sağladığı istikrarla sadece kendi bölgesinin değil, küresel güvenliğin de vazgeçilmez bir parçası olduğunu vurguladı.

Denizcilik sektörünü daha da güçlendirerek küresel tedarik zincirlerine katkı sunmaya ve uluslararası işbirliğini derinleştirmeye kararlı olduklarını anlatan Uraloğlu, “Denizler, tarih boyunca sadece ticaretin değil, bilgi, teknoloji ve kültürlerin ana taşıyıcısı oldu. Bugün de aynı gerçekle karşı karşıyayız, denizcilik geleceğin anahtarıdır.” ifadelerini kullandı.

Güçlü filolar, modern limanlar, yeşil ve akıllı lojistik sistemler kuran milletlerin yarının dünyasını şekillendireceğinin altını çizen Uraloğlu, “Biz Türkiye olarak, Kabotaj Kanunu’nun 100. yılında, kadim denizcilik mirasımızı geleceğin vizyonuyla birleştirerek bu yarışta ön sıralarda yer almaya kararlıyız. Kabotaj’ın ikinci yüzyılını Türkiye Yüzyılı ile birleştireceğiz.” dedi.

 

“Gemi insanlarımızın yeterlik belgelerinin tanındığı ülke sayısı 42’ye yükselmiş oldu”

Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde geçen son 24 yılda denizcilik sektörünün tarihinin en büyük büyüme dönemini yaşadığını dile getirdi.

Türk sahipli deniz ticaret filosunun, 1 Ocak itibarıyla 2 bin 234 gemi ve 51,8 milyon DWT kapasiteyle dünyanın en büyük filolarından biri olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, “Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin ve Aliağa olmak üzere 5 limanımız dünyanın en yoğun 100 limanı arasında yer almaktadır.” diye konuştu.

Uraloğlu, gemi inşa sanayisinin de küresel ölçekte güçlü bir konumda olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“85 faal tersaneyle gemi siparişinde dünyada 7, tonajda 10’uncu sıradayız. Mega yat imalatında dünyada 2’nci sıradayız. Gemi geri dönüşüm alanında ise dünyada 3’üncü, Avrupa’da lideriz. Bugüne kadar 51 farklı ülke ile 65 denizcilik anlaşması imzaladık. Geçen yıl denizcilikte en etkili ülkelerinden biri olan Panama ile imzaladığımız anlaşmayla, gemi insanlarımızın yeterlik belgelerinin tanındığı ülke sayısı da 42’ye yükselmiş oldu.”

Türk boğazlarının küresel ticaret ve enerji arz güvenliğinin en kritik geçiş noktalarından biri olduğunu dile getiren Uraloğlu, boğazlardan son 20 yıllık dönemde geçen gemi sayısının 2 milyonu aştığını sözlerine ekledi.

Kontrol Et

KKM bakiyesindeki düşüş devam ediyor

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) yayımladığı haftalık bültene göre, bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, …