15/09/2026 13:55

Hürmüz’e alternatif Doğu-Batı hattının kapatılması Suudi petrolünün çıkış rotalarını daralttı

ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre, Hürmüz Boğazı’ndan geçen ham petrol ve diğer petrol sıvılarının miktarı 2025’in son çeyreğinde günlük ortalama 21,6 milyon varilden bu yılın ikinci çeyreğinde 4,9 milyon varile kadar geriledi.

Söz konusu dönemde, Hürmüz’deki petrol akışı yaklaşık yüzde 77 azalırken, Suudi Arabistan’ın petrolünü Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na ulaştıran Doğu-Batı hattının alternatif ihracat güzergahı olarak önemi arttı. Hattın 10 Eylül’deki saldırıların ardından tedbiren kapatılması, ülkenin petrolünü uluslararası piyasalara ulaştırabileceği çıkış rotaları üzerindeki baskıyı artırdı.

Hat üzerinden Yanbu’ya ulaştırılan Suudi petrolü, buradan farklı pazarlara sevk edilebiliyor. Kuzeye yönelen tankerler Süveyş Kanalı ve Mısır’daki SUMED Boru Hattı üzerinden Akdeniz ve Avrupa pazarlarına ulaşırken, Asya’ya yönelik sevkiyatlarda Kızıldeniz’in güneyindeki Babulmendeb Boğazı önem taşıyor.

EIA verilerine göre, Babulmendeb’den geçen ham petrol ve diğer petrol sıvılarının miktarı 2025’in son çeyreğinde günlük 5,4 milyon varil seviyesindeydi. Bu miktar yılın ikinci çeyreğinde 8,1 milyon varile yükseldi.

Süveyş Kanalı ve SUMED Boru Hattı üzerinden taşınan petrol miktarı ise yılın ikinci çeyreğinde günlük 5,8 milyon varil seviyesinde gerçekleşti. EIA, Babulmendeb’deki artışta Suudi petrolünün Hürmüz’den Doğu-Batı Boru Hattı üzerinden Yanbu’ya yönlendirilmesinin etkili olduğunu belirtiyor.

Tanker takip verileri de Hürmüz’deki kısıtlamalarla birlikte Yanbu üzerinden yapılan sevkiyatların arttığını gösteriyor. Vortexa verilerine göre, Yanbu’daki ham petrol ve kondensat yüklemeleri ağustosta günlük 3,2 milyon varil seviyesinden eylül başında günlük 3,7 milyon varile yükseldi.

Ancak Doğu-Batı hattının devre dışı kalması, Suudi Arabistan’ın doğusundaki petrolün Yanbu’ya taşınmasını sınırlıyor ve Süveyş Kanalı ile SUMED Boru Hattı, Petroline’ın tek başına yerini doldurabilecek bir alternatif oluşturmuyor. Bu durumda, Suudi petrolünün uluslararası piyasalara ulaştırılmasında, Körfez’deki ana ihracat terminallerinin kullanılması ve geçişlerin mümkün olduğu ölçüde Hürmüz Boğazı üzerinden yapılması seçeneği ağır basıyor.

3-4 milyon varil kesinti yaşanabilir

Eski OPEC ülke temsilcisi ve Enerji Ekonomisti Afshin Javan, AA muhabirine, Suudi Arabistan’ın petrolde operasyonel esnekliğe sahip olduğunu, ancak mevcut koşullarda temel kısıtın giderek üretim kapasitesinden lojistik kapasiteye kaydığını söyledi.

Doğu-Batı Boru Hattı’nın günlük yaklaşık 7 milyon varil taşıma kapasitesine sahip olduğunu aktaran Javan, bunun yaklaşık 2 milyon varillik bölümünün batı kıyısındaki rafinerilerde ve elektrik üretiminde kullanıldığını, teorik olarak ihracata sunulabilecek yaklaşık 5 milyon varillik kapasite bulunduğunu söyledi. Javan, hattın devre dışı kalmasının bu kapasiteyi risk altında bıraktığını ifade etti.

Javan, Hürmüz’den kısmi geçişlerin devam etmesi ve Petroline boru hattındaki kesintinin kısa sürmesi halinde fiili etkinin sınırlı olacağına işaret etti.

Hürmüz’deki kısıtlamaların sürmesi ve hattın uzun süre devre dışı kalması halinde Suudi petrol ihracatında günlük yaklaşık 3-4 milyon varillik fiili kesinti yaşanabileceğini aktaran Javan, gerçek etkinin Hürmüz üzerinden sevkiyatın ne kadar sürdürülebileceğine bağlı olacağını kaydetti.

Javan, Suudi Arabistan’ın Asya, Akdeniz ve Kuzeybatı Avrupa’daki stoklarının kısa vadede müşteri teslimatlarını destekleyebileceğini, ayrıca gemiden gemiye transferler, kargoların yeniden yönlendirilmesi ve diğer lojistik tedbirlerin ilave esneklik sağlayabileceğini dile getirdi. Javan, bunların büyük bir ihracat koridorunun kalıcı ikamesi olamayacağını vurguladı.

Hürmüz ve Babulmendeb’deki güvenlik riskleri ile Petroline’ın devre dışı kalması durumunun uzun süre devam etmesi halinde temel darboğazın üretimden ziyade petrolün uluslararası piyasalara ulaştırılması olacağını belirten Javan, uzun süreli ve birkaç milyon varillik bir kesintinin petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskıyı ve piyasa oynaklığını artırabileceğini ifade etti.

Yanbu’daki stoklar kesintinin etkisini kısa süreli sınırlayabilir

Middle East Economic Survey Yayın Editörü Jamie Ingram ise Petroline hattındaki geçici kesintinin Kızıldeniz’deki ihracat terminallerinde bulunan stoklar sayesinde bir süre yönetilebileceğini anlattı.

Ingram, Körfez terminallerinden yapılan ihracatın günlük 3 milyon varilin üzerine çıkarılmasının lojistik açıdan zor olduğuna dikkati çekti.

Bu durumun ulusal petrol şirketi Saudi Aramco’yu petrolün sınırlı sayıdaki tankerle Hürmüz üzerinden taşınmasını sağlayacak “mekik” yöntemini kullanmaya zorladığını anlatan Ingram, bu operasyonlarda kullanılabilecek tanker havuzunun da sınırlı olduğunu dile getirdi.

Ingram, operasyonların büyüklüğü nedeniyle Füceyre ve Sohar açıklarında da artan lojistik kısıtlar bulunduğunu ifade ederek, Aramco’nun Doğu-Batı hattını nispeten kısa sürede daha düşük kapasiteyle yeniden devreye alabileceğini, asıl riskin saldırıların tekrarlanması olduğunu vurguladı.

Yanbu’nun, çatışma boyunca Aramco’nun en önemli petrol ihracat tesisi olmayı sürdürdüğünü belirten Ingram, “Sorun tek bir darboğaz değil. Sistem bir bütün olarak önemli ölçüde esneklik göstermiş olsa da ciddi baskı altında. Yeni kesintiler daha fazla üretim kısıntısını zorunlu hale getirebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Danışmanlık şirketi Helios Advisory’nin Ortağı Flavio Inocencio da Doğu-Batı hattının, Hürmüz’deki kısıtlamalara karşı önemli alternatiflerden biri olduğunu, Süveyş ve SUMED dahil diğer seçeneklerin hattın yerini tamamen alamayacağını belirtti.

Yanbu’daki mevcut petrol stoklarının, boru hattından yeni akış sağlanamaması halinde yaklaşık bir hafta yeterli olabileceğine dikkati çeken Inocencio, kesintinin uzaması ve ihracat imkanlarının daralması halinde Suudi Arabistan’ın üretimini daha da kısıtlamak zorunda kalabileceğini aktardı.

Inocencio, Hürmüz’deki kısıtlamalarla birlikte Babulmendeb çevresindeki güvenlik risklerinin artmasının, fiziki petrol piyasasındaki sıkışıklığı daha da belirgin hale getirebileceğini kaydetti.

Kontrol Et

Orta Doğu’daki gerilim Almanya’da benzin fiyatlarını rekor seviyeye taşıdı

Almanya Otomobil Kulübü (ADAC) tarafından yapılan açıklamaya göre, ülkede en yaygın kullanılan Super E10 tipi …